
Kasım, 2009 için arşiv
Kurban, teslimiyetin sembolüdür
Yazan: gedaKas 27

|
|||
|
Kurban Bayramı’nda evler, sokaklar, mabetler, dağlar, taşlar tekbirlerle lerzeye gelir inler. Minarelerden yükselen temcidler en bayıltıcı nağmelerle, dalga dalga tâ evlerimizin içine kadar gelip yayılırken, köy-kent, şehir-kasaba, ova-oba koyun-kuzu meleyişleriyle sarsılır. O kutlu zaman diliminde hemen herkes, her şey ve her yer âdeta dile gelir ve konuşur. Arafat bir mahşer gibi kaynar ve köpürür, bir hesap meydanı gibi endişe ve ümit soluklar.. Müzdelife, Mîna yoldakilerin telaş ve tedarikiyle uğuldar.. Kâbe, sinesi hasretle yanan gufrana susamışların nabzı gibi atar.. ve bütün bu sesler, soluklar Hakk karşısında divan durmuş inleyen en mükerrem kulların çığlıkları gibi gider verâların kapılarına dayanır. Sanki ebediyet gamzeden bu seslerle, hislerimizin sınırsızlığını, hülyalarımızın sonsuzluğunu edâ ediyormuşuz gibi, duygularımızın bütün hazineleri açılır.. ve bütün mahrem hislerimiz bağı kopmuş tesbih taneleri gibi dört bir yana saçılır. Her yanda köpürüp köpürüp Hak katına yükselen bu sihirli sesleri duyup gönüllerimizde cennetler gibi esen şevk ü tarâbı yaşadıkça, aşktan, şevkten ve bayramın büyüsünden süzülmüş diriltici bir iksiri içiyor gibi oluruz. İmana mazhariyetin, Hakk’a kulluğun, kullukta şuûrun gönüllerimizi yükseltmiş bulunduğu zirvelerden yürüdüğümüz yolu seyreder, kader kitabımızı okur “İşte kitap bu!” der ve talihimize tebessümler yağdırırız. Bu mazhariyet ve mevhibelerin tadı, lezzeti ruhlarımızı o kadar yumuşakça sarar ki, gözlerimiz şükranla açılır-kapanır, duygularımız baharlar gibi yeşerir.. derken ruhlarımıza gelip vâsıl olan ilham ve ruhlarımızdan ötelere yükselen inâyet kanatlı duâlar, münâcâtlar, sızlanışlar, âdetâ tabiatlarımızı aşan semâvî bir mana, bir hâl ve bir te’sire ulaşır. Öyle ki, her yeni saat, her yeni dakika, her yeni iş, her yeni imkan daha derince yaşanmaya, daha şuurluca değerlendirilmeye layık birer kıymet alır; alır da, rûhânî zevklerle coşmuş vicdanlar “lûtfunu artır Allah’ım!” der daha da mest olmak isterler. Bayramda apayrı bir his tufanı yaşarız Bayram günleri, din ve meşrû âdetlerin ferah-fezâ ikliminde ibadetlerle hazza ve rûhânî hazlarla ibadet neşvesine büründükçe, yepyeni bir varlığa erdiğimizi, ebedîleştiğimizi, sinelerimizin kevn ü mekânlar kadar genişlediğini ve şuurlarımızın ilâhî vâridatla aydınlandığını daha açık-seçik duyar.. ve maddiyatımızın bütün bütün çözüldüğünü, tamamen manevîleştiğimizi sanırız.. sanırız da, hep imanın gönüllerimize saldığı ezelî vaadlere doğru akarız. Bazen bütün bütün rikkate gömülür ve duyduğumuz her tekbir, her tehlil, her uhrevî ses ve sözle kendimizi öyle bir ağlamaya salarız ki, tepeden tırnağa sırılsıklam oluruz. Bazen pür-neşe kesilir ve kendimizi havâî fişeklere binmiş ışık ışık gökyüzünde dolaşıyor sanırız.. bazen de sihirli bir seccâde üzerinde yıldızlar arası seyahat ediyor gibi oluruz. Bazen koyun-kuzu meleyişiyle rikkate gelir, duygulanır ve bir kısım tuhaf hislerin te’siriyle içten içe mumlar gibi eririz.. bazen de bunları o kadar tabiî, yerli yerinde ve baş döndürücü bir ahenk içinde görürüz ki, “böylesinden daha mükemmeli olamaz” der, kaderin sırlı nakışları karşısında büyüleniriz. Bazen minarelerden yükselen temcidler, ezanlar, câmilerden taşıp dört bir yanda yankılanan tekbirler, Kur’an’lar ve bunların vicdanlarda meydana getirdiği aks-i sadâlar öyle şiirleşir, öyle insanların içine akar ve onları büyüler ki; zannediyorum gönül dünyamızda hiçbir zevk ne bu derinliğe ulaşabilir ne de bu müessiriyete. Hele bu ses ve bu sözlere bir fon müziği gibi seher yeli de karışıp esince heyecanlarımız tarif edilmez bir noktaya ulaşır, hislerimiz de bir tûfan halini alır. Husûsiyle hacc esnasında hemen her yerin umûmî lisanı ve umûmî şîvesi olan “tekbir”ler ve “telbiye”lerle en gizli düşüncelerimizi, en muhterem kanaatlerimizi en yüksek bir âvâz ile ilân ederek ve en mahrem hislerimizi en yakıcı nağmelerle dile getirerek âdeta bir mahşer provası yaparız. Bu çok mûnis ve o kadar da ürperten tablolar karşısında, bu alabildiğine derin ve o kadar da fıtrî sözlerle hep ayrı ayrı yerlerde dolaşır, ayrı ayrı vazifeler yaparız ama, her zaman arkamız cehennemlere dönük, gözlerimiz cennetlerin tüllenen şafaklarıyla mest, kalblerimiz de ilâhî rıdvân avında olarak… İşte bu duygularla bütün bütün hudutlarımızı aşarak, bitevî hodgâmlıklarımızdan sıyrılarak, tahtlarımızı kalb ve ruhun ufkuna kurar; dünyaya bakan yönleriyle beden ve cismâniyetin küllerini sağa-sola savurur; vicdanın bir köşesinde muhâfaza ettiğimiz cennetten getirilmiş kıvılcımları bir kere daha tutuşturur.. ve o alev, o harâret, o ışık altında bu yeni varlığımızı yürekten selamlar, bahtımıza tebessümler yağdırırız. ÖZETLE: 1- Kurban Bayramı, Hazreti İbrahim ve İsmâil’den günümüze kadar, hep bir kahramanlık, fedâkarlık, hasbîlik ve teslimiyet sembolü olarak gelmiştir. O, gürül gürül tekbirlerle gelir ve bir velvele olur, her yanda yankılanır. 2- Kurban Bayramı’nda evler, sokaklar, mabetler, dağlar, taşlar tekbirlerle lerzeye gelir, inler. Minarelerden yükselen temcidler dalga dalga tâ evlerimizin içine kadar gelip yayılırken, köy-kent, ova-oba koyun-kuzu meleyişleriyle sarsılır. 3- Bayramlarda imana mazhariyetin, Hakk’a kulluğun, kullukta şuûrun gönüllerimizi yükseltmiş bulunduğu zirvelerden yürüdüğümüz yolu seyreder, kader kitabımızı okur “İşte kitap bu!” der ve talihimize |
|||
Related posts
İş bıraktılar, ‘eylemi keyiften yapmadık’ dediler
Yazan: szknKas 26
Memur konfederasyonları, uyarı grevi adıyla yurt genelinde iş bırakma eylemi yaptı. Ankara’daki KESK eylemine polis biber gazıyla müdahale etti.
İSTANBUL – Yüzbinlerce kamu çalışanı toplu sözleşmeli grev hakkı için bugün iş bırakma eylemi yaptı. İlk eylem sabah saatlerinde Haydarpaşa Garı’ndaydı. Gara gelerek beraberindeki sendikacılarla basın açıklaması yapan KESK Genel Başkanı Sami Evren, demir yolu işçilerinden uyarı grevine büyük destek olduğunu belirterek, ”İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir ve Diyarbakır gibi büyük şehirlerde greve büyük destek var. Bu şehirlerde banliyö ve ana hat trenleri bugün çalışmayacak. Trenlerin yanı sıra hastaneler, yatan hastaları ve acil hastalar dışında bugün hizmet vermeyecek. Greve öğretmenlerden de büyük katılım bekliyoruz” dedi. Evren ayrıca, grevin bayramdan önce gerçekleştirilmesinin kasıtlı olarak belirlenmediğini kaydederek, ”Daha ağır koşullarda bu grevi gerçekleştirmek istemedik. Vatandaşlarımızdan eylemimize anlayış göstermelerini umuyoruz. Yaptığımız eylem, özünde onlara daha iyi hizmet sunabilmek içindir” şeklinde konuştu. Evren ve beraberindekiler, garda görevli olan ve greve katılan çalışanları ziyaret ederek, trenlere ve garın çeşitli yerlerine ”Bu iş yerinde grev var” pankartlarını astı. ANKARA’DA EYLEMCİLERE BİBER GAZI Polis, ellerinde sopa ve taşlar bulunan grubu biber gazı kullanarak üst geçitten indirdi. Bu arada eylemcilerin kendi aralarında da tartıştığı gözlendi. Tartışanlar diğer eylemciler tarafından sakinleştirildi. Bazı göstericiler polisin müdahale sırasında kullandığı biber gazından etkilendi. ‘BAŞKALARINI KIRMIZI HALIYLA KARŞILARKEN…’ Açıklamanın ardından eyleme katılan memurlar, caddenin trafiğe kapatılmadığı gerekçesiyle polis ekipleriyle tartıştı. Ardından Havuzbaşı Atatürk Anıtı önüne gelerek saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Eyleme katılan memurlar, daha sonra İstasyon Garı’na kadar slogan atarak yürüdü. Memurların burada treni durdurmak istemeleri nedeniyle emniyet güçleri yoğun güvenlik önlemi aldı. Polislerin grubun tren garına girmelerine izin vermemesi üzerine gergin anlar yaşandı. Memurlar, ”başkaları kırmızı halı ile havai fişekle karşılanırken bizim tren garına girmemize izin verilmiyor” diye bağırdı. Tren garına giremeyen grup, daha sonra garda bulunan Türk Ulaşım-Sen şubesine girdi.
AKYILDIZ: KEYİFTEN EYLEM YAPMIYORUZ Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, burada yaptığı açıklamada, kamu çalışanlarının haklarını korumak ve geliştirmek için kamuoyunun da desteğiyle eylemde olduklarını belirtti. Hakları olmayan hiçbir talepleri bulunmadığını vurgulayan Bircan Akyıldız, 8 yıldır toplu görüşme masasında kamu çalışanlarının ekonomik, sosyal ve sendikal hakları için mücadele ettiklerini, siyasi iradenin ise buna karşı direnç gösterdiğini söyledi. Kamu çalışanlarının, keyfinden eylem yapmadığını dile getiren Akyıldız, ”Verdikleri sözün, attıkları imzanın arkasında duramayanlar, kamu çalışanlarını eylem yaptıkları için suçlayamaz” dedi. Akyıldız, siyasi iradenin, taleplerini duymazdan geldiğini savunarak, ”Kamu çalışanlarının sesini işte böyle duyuracağız” diye konuştu. HANGİ İLDE NE OLDU? Siirt‘te de belediye önünde toplanan bir grup memur, yürüyerek Güres Caddesi’nden Kızılay İş Merkezi karşısına geldi. Grup üyeleri adına burada SES Şube Başkanı ve KESK dönem sözcüsü Mehmet Alanç tarafından basın açıklaması okundu. Alanç, ülkenin krizde olduğunu, hükümetin sermaye yanlısı politikalarla ülkeyi krize soktuğunu ileri sürdü. Mehmet Alanç, kriz karşısında bir çok önlem paketi hazırlandığını ve bunlardan hiçbirinin emekçileri, işsizleri, yoksulları korumadığını öne sürdü. Şırnak‘ta Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Eğitim-Sen ve Sağlık Emekçileri Sendikaları üyeleri Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Burada basın açıklamasını okuyan Şırnak KESK Platformu Dönem Sözcüsü Hasan Doğan, bugün Türkiye’nin her yerinde hizmet üretiminden gelen güçlerini kullandıklarını belirtti. Karabük‘te KESK Temsilcisi Servet Odacı, belediye binası önünde toplanan konfederasyona ve Türkiye Kamu-Sen’e bağlı üyelere hitaben yaptığı konuşmada, Türk memurunun toplu sözleşme ve grev hakkına giden yolda en büyük katılımın gerçekleştiğini belirterek, ”Memura ‘yan gelip yatıyor’ diyenler, bugün yan gelip yatmadığını gördü” dedi. Bartın‘da Hükümet Caddesi eski belediye binası önünde toplanan grup, davul zurna eşliğinde halay çekerek sloganlar attı ve taleplerini dile getirdi. KESK Dönem Sözcüsü Bayram Şimşek, kamu emekçilerinin yıllardır birikmiş sorunlar için seslerini bir kez daha yükselttiklerini söyledi. Manisa‘da memurlar, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, toplu sözleşme ve grev hakkı için Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Memurların uyarı grevi nedeniyle kentte geniş güvenlik önlemleri alındı. Manisa Emniyet Müdürü Adem Aydemir, açık hava toplantısı öncesinde ve toplantı sırasında Cumhuriyet Meydanı’nda görevli emniyet personelini denetledi, alınan tedbirleri kontrol etti. Üç ayrı koldan Cumhuriyet Meydanı’na yürüyen sendikalara üye memurlar, alana ulaştıklarında polis tarafından üst aramaları yapılarak meydana alındı. Eyleme, KESK ve Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların dışında bazı siyasi partiler de destek verdi. KESK Dönem Sözcüsü ve SES Şube Başkanı Zeynel Abidin Kaplan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ”İş bırakırlarsa bedelini öderler” dediğini belirterek, Kesk’in bedel ödeyerek kurulduğunu belirtti. Alanda toplanan memurlar, halay çektikten sonra dağıldı. Denizli‘de kamu çalışanlarının bir günlük iş bırakma eylemi yaparak Delikliçınar Meydanı’nda düzenlendikleri etkinlikten sonra dağılan grup içinden bazı kişiler, CHP Denizli İl binasının önünden geçerken protesto gösterisinde bulundu. TKP, EMEP ve ÖDP’ye mensup oldukları öğrenilen grup, binaya yumurta attı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ile Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nu protesto eden bu kişiler, CHP aleyhine sloganlar attı. Grubun attığı yumurtalar, CHP il binasının tabelası ve balkonuna isabet ederken, eylemciler daha sonra dağıldı. Hatay‘da Hürriyet Caddesi önünde toplanan iki grup, ellerindeki pankartlarla, davul davul zurna eşliğinde Ulus Alanı’na kadar yürüdü. KESK Dönem Sözcüsü Servet Kavukoğlu, burada grup adına yaptığı açıklamada, grevin ülkede demokrasi ve barışın sağlanması için ürkek ve boş açılımlar yerine cesur ve somut adımlara ihtiyaç duyulduğunu hatırlatmak için yapılmış bir uyarı olduğunu ifade ederek, uyarıların dikkate alınması gerektiğini kaydetti. Giresun‘da iş bırakan Türkiye Kamu-Sen ve KESK’e bağlı sendikaların üyeleri, Atapark’ta basın açıklaması yaptı. Türkiye Kamu-Sen Giresun İl Temsilcisi Arif Çetinkaya, yaklaşık 1 ay önce sendika olarak iş bırakma eylemi yapmak için karar aldıklarını söyledi. Çetinkaya, 7 yıldır hükümetin siyasi ve ekonomik cenderesi altında ezilen her kesimin hislerine tercüman olacak bir ses beklediğini söyledi. Milletin, memurlara tanınacak toplu sözleşme ve grev hakkının, alım gücünün artırılmasının ekonomik hayatın her kesimine olumlu katkı yapacağının farkında olduğunu ifade eden Çetinkaya, ”Yalnızca siyasi irade bunun farkına varamamıştır. Onların gözleri kör, kulakları sağır, konuştuklarında dilleri doğruları söyleyememektedir” dedi. Giresun‘da KESK’e bağlı sendikalar da Debboy mevkisinde toplanarak, Gazi Caddesi boyunca trafiği aksatmadan çeşitli sloganlar atarak Atapark’a yürüdü. KESK Giresun Dönem Sözcüsü Timur Ay, burada yaptığı basın açıklamasında, kamu çalışanları olarak bugün Türkiye’nin her yerinde hizmet üretiminden gelen güçlerini kullandıklarını söyledi. Sendika üyeleri daha sonra halay çekerek, çeşitli sloganlar attı. Ayrıca alanda bir grev çadırı kuruldu. Bu arada, Giresun Belediyesi binasına ”Bu iş yerinde grev vardır” pankartı asıldı. Isparta‘daki sendika temsilcileri, birer saat arayla Belediye İşhanı önünde basın açıklamasında bulunarak, kurum amirlerinin sıkıntıya düşmemesi için mazeret göstererek izin ve rapor aldıklarını ve eyleme katıldıklarını açıkladı. Türk Kamu-Sen İl Temsilcisi Ali Balaban, hükümetin kamu çalışanlarına yönelik sergilediği tavrına tepki amacıyla böyle bir eylem kararı aldıklarını söyledi. Eylemde, basın açıklamasının ardından davul zurna eşliğinde halaylar çekildi. Çeşitli sloganların atıldığı eylemde, vatandaşlara da eylemin gerekçesini anlatan açıklama dağıtıldı. Kırıkkale‘de Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan yüzlerce memurun grev önlüğü giyerek, ellerindeki pankart ve dövizlerle, slogan atarak yaptığı ortak basın açıklamasına, vatandaşlar da destek verdi. Meydandaki ortak basın açıklamasına katılan sendika ve dernek başkanları birer konuşma yaparak, kamu görevlilerinin haklı mücadelelerinde yanlarında olduklarını dile getirdiler. Yapılan konuşmaların ardından memurlar, grev önlükleriyle halay çekti. Grup ortak basın açıklamasının ardından dağıldı. Antalya‘da TRT Kavşağı önünde toplanarak Yavuz Özcan Parkı’na kadar yürümek isteyen memurlar, polisler tarafından caddeden kaldırıma çıkmaları konusunda uyarıldı. Caddeden yürümek istediklerini belirten memurlar ile polis arasında kısa süreli bir arbede yaşandı. Polis barikatını aşarak yürümek isteyen memurlar, çevik kuvvet ekiplerini aşamadı. Daha sonra yapılan konuşmaların ardından memurların caddeden yürümesine izin verildi. Memurlar ve onlara destek veren bazı gruplar, davul zurna eşliğinde halay çekerek Yavuz Özcan Parkı’na kadar yürüdü. TRENLER KALKMADI, DERSBAŞI YAPILMADI Eyleme katılan konfederasyonlardan Türkiye Kamu-Sen’in 375 bin 990, KESK’in 224 bin 413, Birleşik Kamu-İş’in 20 bin 731, BASK’ın 4 bin 976 ve HAKSEN’in ise 2 bin 967 üyesi bulunuyor. DİSK, Türk-İş, Türk Tabipler Birliği ve Türk Eczacılar Birliği de eyleme destek verirken, Memur-Sen ise eyleme katılmadı. İş bırakma eyleminin yaratacağı aksaklıkları için halktan anlayış bekleyen konfederasyon yöneticileri, eylemin aynı zamanda kamu hizmetlerinin ücretsiz ve daha kaliteli olmasına yönelik olduğunu belirterek, vatandaşlardan çocuklarını okula göndermeyerek, acil haller dışında sağlık kuruluşlarına gitmeyerek kendilerine destek verilmesini talep ediyor. ajanslar |
Related posts
İsteyen her gence domuz gribi aşısı
Yazan: szknKas 25
Sağlık Bakanlığı, 24 yaş altına da artık domuz gribi aşısı yapılacağını açıkladı.
Sağlık Bakanlığı, internet sitesinde domuz gribi aşılamasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Bugünden itibaren 24 yaş ve altındaki herkesin talep ettiği takdirde aşı olabileceği belirtildi.
Bakanlığın açıklamasında, daha önce aşılanmaya başlanmış olan gruplar arasında olup da henüz aşılanmamış olan kişilerin de aşılanmalarına devam edileceği kaydedildi.
Açıklamada, aşı uygulamasının sağlık ocakları, aile sağlığı merkezleri ve hastanelerde ücretsiz olarak yapıldığı da anımsatıldı.
Related posts
İlk çarpışma gerçekleşti!
Yazan: szknKas 24
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda yıllardır beklenen proton çarpışmalarının ilki başarıyla gerçekleştirildi… ve Dünya yok olmadı!
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (European Organization for Nuclear Research – CERN) Genel Direktörü Rolf Heuer, ilk parçacık çarpışmalarının bugün öğleden sonra gözlemlenebildiğini belirterek, “Bu kadar kısa zamanda bu kadar yol almak büyük başarı” dedi.
Deneyin sözcülerinden Jurgen Schukraft da, “Kontrol merkezi çok kalabalıktı ve herkes ilk çarpışmalar görüldüğünde sevinç çığlıkları attı” dedi. Cern’in bir başka sözcüsü Andrei Golutvin de, gözlemledikleri parçacık çarpışmalarının yarattığı izlerin muhteşem olduğunu söyledi.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda (Large Hadron Collider – LHC) bulunan dev dedektörlerden Atlas, ilk çarpışmayı TSİ 15:22′de kaydetti. Diğer dedektörlerden CMS çarpışma göremezken, Alice ve LHCb TSİ 19:00′dan sonra başka çarpışmalar tespit etti.
Çalışmaları ve hazırlıkları 20 seneye yakın bir süredir devam eden LHC’deki ilk çarpışmalardan dedektörlerin topladığı verilerin kapsamı ve niteliği izleyen haftalarda analiz edilecek. LHC’nin yüksek enerjili proton çarpışmasına sahne olması için henüz erken olduğu, en şiddetli çarpışmaların 2010 sonunda veya 2011 başlarında gerçekleşeceği belirtiliyor.
TIKIR TIKIR İŞLİYOR
CERN yetkilileri bir yıl aradan sonra geçen cuma yeniden çalıştırılmaya başlayan çarpıştırıcısının hızı ve işleyişinden çok memnun olduklarını da ekledi.
Geçen yıl beş gün çalıştırılan LHC’den o zaman elde edilen verilerden çok daha fazlasını sadece 1-2 saat içinde aldıklarını söyleyen hızlandırıcı direktörü Steve Meyers, arıza giderilmesi için de olsa deneye bir yıl ara vermenin faydalı olduğu yorumunu yaptı. Meyers, geçen bir yıl içinde bazı teçhizatın daha yeni olanlarıyla değiştirildiğini ve kullanılan bazı yazılımların da güncellendiğini söyledi.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, 14 ay aradan sonra tekrar çalıştırılmış ve bu denemelerin başarılı olması halinde deneyin ne zaman yapılacağı açıklanmamıştı.
Deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi veriliyor. Bu ışın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıkların görülmesi bekleniyor.
14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar değerindeki Hadron Çarpıştırıcısı, ilk geçen yıl çalıştırılmış, ancak bir ton helyumun tünele sızmasına yol açan elektrik bağlantısı arızası yüzünden sistem kapatılmıştı.
Bu ay başında da bir kuşun düşürdüğü ekmek parçası veya kırıntılarının LHC’de “küçük” bir ısınmaya yol açan bir kısa devreye neden olduğu belirtilerek, bunun üzerine sistemin kendini kapattığı açıklanmıştı.
ajanslar
Related posts
Kılıçdaroğlu’na Dersim protestosu: 2 yaralı
Yazan: szknKas 23
Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen bir panele katılan CHP milletvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Ali Kılıç protestolarla karşılandı. Çıkan olaylarda 2 kişi yaralandı.
CHP milletvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Ali Kılıç’ın Viyana’da katıldığı panelde kendilerini “Dersimli Kürtler” olarak tanıtan bir grup protesto gösterilerinde bulundu.
CHP karşıtı sloganlar atan protestocuların paneli engelleme girişmeleri üzerine olay yerine 200′den fazla polis geldi.
Polisin salona girmesiyle arbede çıktı. Panelin düzenlendiği salonu yaklaşık 2 saat boyunca işgal eden göstericilere polis biber gazıyla müdahele etti.
Polis protestocuları zor kullanarak salondan attı. Çıkan olaylarda 2 kişi yaralandı.
ajanslar
Tags: Ali, Atan, Biber, Bir, Chp, Eden, Kemal, Olay, Panele, Paneli, Polis, Protesto, Saat, Salona, Sloganlar, ViyanaRelated posts
Kıbrıs müzakerelerinin tutanakları çalındı
Yazan: szknKas 21
Kıbrıs’la ilgili son 1 yıldır yürütülen kapsamlı çözüm müzakerelerinin binlerce sayfalık tutanakları, bilgisayar ortamında çalındı. Talat, Rum istihbaratına gönderme yaptı.
LEFKOŞA – Kıbrıs müzakere tutanakları, Birleşmiş Milletler adına arabulucuk yapan Alexander Downer’in yardımcısının bilgisayarına girilerek çalındı.
Olay, 1 yılı aşkın süredir kapsamlı çözüm müzakereleri çerçevesinde görüşen ve 53 kez biraraya gelen liderlerin son toplantısı öncesi ortaya çıktı.
Bomba etkisi yaratan hırsızlığın, Birleşmiş Milletler adına arabuluculuk yapan Alexander Downer’in yardımcısının bilgisayarına girilerek yapıldığı ve tüm müzakere tutanaklarının çalındığı belirtildi.
![]() |
Asistanın bilgisayarındaki şifrelere ulaşan hırsız ya da hırsızlar, bu sayede BMinn New York’taki merkezinde bulunan veri tababına girerek binlerce sayfalık belgeyi ele geçirdi.
Belgelerde, tutanakların yanı sıra Downer’in değerlendirme notları ve öngörüleri de yer alırken, yine Downer’in garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin başbakanları ve diğer yetkililerle yaptığı görüşmelerin ayrıntıları da bulunuyor.
Olayın arkasında Rum İstihbarat Servisi’nin bulunduğundan şüphelendiğini belirten Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Bunun bir gazetecinin işi olamayacağını, bazı istihbarat örgütlerinin işi olabileceğini düşünüyorum. Maksat Downer’e baskı ve şantaj yapmak, müzakereleri çökertmek” şeklinde konuştu.
Olayda, çözüm karşıtı Diko Partisi ve aşırı sağcı Edek Partisi’nin yanı sıra bu iki partiye yakınlığıyla bilinen kilisenin de parmağı olabileceği öne sürülüyor.
Tags: Alexander, Alexander Downer, Bilgisayar, Bu, Kez, Mehmet Ali, Olay, Rum, Taki, Ya, YapanRelated posts
2-B arazileri tespit ediliyor
Yazan: szknKas 20
Orman vasfını yitirmiş hazine arazilerinin satışını öngören, kamuoyunda ‘2-B Yasası’ olarak bilinen kanun için gözler Anayasa Mahkemesi’nde. Hükümet bir yandan da Milli Emlak Müdürlükleri aracılığıyla ülke genelindeki 2-B arazilerinin durumunu tespit ediyor. Yapılan ilk incelemelerde arazilerin işgal altında olduğu belirlendi.
Devletin resmi verilerine göre, ülkede orman vasfını kaybetmiş Hazine arazilerinin toplam büyüklüğü 473 bin hektar olarak ölçülüyor. Bir başka ifadeyle, bu araziler 4 milyar 730 bin metrekarelik veya 5 milyon 98 bin 467 dönümlük bir alanı kaplıyor.
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in vetosunun ardından ‘5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ bu yılın başında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayından geçmişti. CHP’nin başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz Mayıs ayında Hazine adına orman dışına çıkarılan 2B arazilerinin satışını öngören 5831 sayılı ‘Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemini esastan görüşmeye karar verdi. Yapılan değişiklikle, kamuoyunda ‘2-B’ olarak da bilinen orman özelliğini yitirmiş alanlar; kadastro işlemleri yapılarak, Hazine adına tescil edilecek. Ülke genelinde Milli Emlak müdürlükleri vasıtasıyla yapılan incelemelerde, arazilerin büyük kısmının işgal altında olduğu belirlendi. Sadece İstanbul’da Sultanbeyli ve Ümraniye gibi semtlerin yüzde 80′inin 2-B arazilerinin üzerinde kurulu olduğu tespit edildi.
473 bin hektarlık 2-B kapsamındaki arazilerin en çok bulunduğu illerin başında 45 bin 548 hektarlık arazi ile Antalya birinci sırada yer alıyor. Antalya’yı Balıkesir, Mersin, Adapazarı, Muğla ve İstanbul takip ediyor. Tescil işlemlerinin tamamlanmasıyla 2-B arazilerinin satışından hükümet 25 milyar dolar gelir bekliyor.
2B NEDiR?
2B, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2. Maddesi B Bendi için kullanılan bir kısaltmadır. Bu tabir, orman vasfını yitirmiş araziler için kullanılmaktadır. Daha açık bir ifadeyle, orman vasfını yitirmiş, kadastro marifetiyle orman alanları dışına çıkartılmış, bir daha geri kazanılamayan ve ıslah edilemeyen araziler 2B olarak tanımlanmaktadır. (CİHAN)
Tags: Ahmet Necdet Sezer, Arazi, Bin Metrekarelik, Bir, Chp, Gibi, Hazine, Ilk, Inin, Istanbul, Karar, Milli Emlak, Sultanbeyli, Tapu, VeyaRelated posts
Şirketinizdeki Office belgesine, internetten erişebileceksiniz; nasıl mı?
Yazan: szknKas 19
![]() |
Microsoft Office yazılımlarında 2010 heyecanı başladı. Microsoft Office 2010 Beta’da yer alan Word, Excel, PowerPoint ve OneNote gibi uygulamalar, PC ve mobil ortamlar arasında kesintisiz çalışma olanağı sunarken, kreatif fikirlerin hayata geçmesini hızlandıran yeni teknolojileriyle dikkat çekiyor.
Kurumların ve bireylerin mevcut potansiyellerini gerçekleştirmeleri için yenilikçi teknolojiler üreten Microsoft, verimlilik yazılım seti Microsoft Office 2010′un Beta sürümünü 18 Kasım itibarıyla kullanıcıların ilgisine sundu. Microsoft Office 2010 Beta sürümünü milyonlarca kullanıcının test etmesi bekleniyor. Verimlilik yazılımları setinin piyasaya çıkmadan önceki nihai sürümünün önümüzdeki yılın ilk yarısında kullanıcılara ulaştırılması hedefleniyor.
Bu arada Microsoft Office 2010 ile birlikte SharePoint Server 2010, Visio 2010, Project 2010, Microsoft Office Mobile 2010 ve Office Web Apps (Office web uygulamaları) beta sürümlerinin de kullanıma hazır olduğu bildirildi. Office 2010 ve ilişkili Microsoft ürünleri, kullanıcıların verimliliğini arttırmaya yönelik sunduğu yenilikçi özelliklerin yanı sıra bireylerin her türlü alanda fikirlerini kolaylıkla hayata geçirebilme ve potansiyellerini gerçekleştirme anlamında daha fazla seçeneğe sahip olmasıyla öne çıkıyor.
Microsoft Office 2010 yazılımları, gelişmiş teknolojisi ve yenilikçi özellikleri ile bireylere PC, mobil ve İnternet platformlarında kesintisiz ve Office 2007 sürümünden tanıdığımız arayüz sayesinde daha etkin çalışma olanağı sunacak. Beta sürümler www.microsoft.com/2010 web adresinden indirilebilecek.
Microsoft Office Sistemleri Pazarlama Müdürü Aygen Onar Uluer Microsoft 2010 Beta hakkında şunları söyledi:
“Microsoft Office 2010 ve SharePoint 2010′un beta sürümleri yenilikçi özellikleri ve gelişmiş teknolojileri ile bugün itibarıyla milyonlarca kullanıcının hizmetine sunuluyor. Özellikle Office’in bu yeni sürümünün, kullanıcılar açısından önemli bir kilometre taşı niteliğinde olduğuna inanıyoruz. Office 2010, PC, telefon ve web üzerinde en iyi verimlilik deneyimini sunmak için geliştirildi. Hem kurumların hem de bireylerin hayatını kolaylaştıran çok sayıda bilindik özelliğinin yanı sıra Microsoft Office 2010, zengin işlevleri, uygulamalar arasındaki güçlü entegrasyonu, PC, mobil ve İnternet platformlarında benzer deneyim yaşatması ve dolayısıyla kullanılan cihazdan bağımsız olarak aynı tecrübeyi sağlamasıyla verimlilik yazılımlarında çarpıcı bir dönüşümü ifade ediyor. Office ve SharePoint entegrasyonu, Microsoft’un Yazılım artı Hizmetler vizyonunda yeni bir adım olduğu kadar Bulut Bilişim’e yapılan yatırımların da nitelikli bir sonucu olarak değer kazanıyor. “
PC, Telefon ve web bir arada
Office Web Apps ve Office Mobile 2010 ile Office kullanıcıları nerede olurlarsa olsunlar kesintisiz birlikte çalışma olanağına sahip.
Word, Excel, PowerPoint ve Onenote için yeni web tabanlı arayüzler sunan Office Web Apps, bir web tarayıcısı içerisinde belgeleri kolaylıkla değiştirme olanağı veriyor. Bu yeni uygulamalar ile birden çok kişi aynı tablo veya sunum üzerinde birlike web ortamında çalışabiliyor. Bugün 400 milyon kullanıcısı olan Live topluluğu üyeleri, Office Web uygulamalarına Windows Live SkyDrive ile ücretsiz bir şekilde erişebilecek. Kurumların ise bu uygulamayı sunmaları için Office lisansına sahip olmaları gerekiyor.
Dünya nüfusunun üçte ikisinin ayda en az bir kez çevrimiçi olduğu ve Türkiye’deki internet kullanımının yaygınlığı düşünülecek olursa, Microsoft Office’i tamamlayan Office Web Applications özellikle kullanıcıların her yerden donanım bağımsız bir şekilde iş uygulamalarına erişebilmesi için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Windows Mobile 6.5 cep telefonu sahipleri, Office Mobile 2010 betayı Windows Mobile Marketplace’den indirip kullanabiliyorlar. Office Mobile 2010 beta içinde Word, Excel, PowerPoint, OneNote ve SharePoint Workspace Mobile 2010 yazılımları yer alıyor. Office Mobile 2010 uygulamaları, kullancıların mobil cihazlarından belge içeriklerini oluşturmalarını, düzenlemelerini, yorumlamalarını ve çeşitli ortamlara kaydetmelerini sağladığı gibi istedikleri formatı vermelerine de olanak tanıyor. Yeni SharePoint Workspace Mobile 2010 ile kullanıcılar kurumsal doküman yönetim sistemlerine cep telefonlarından da kolaylıkla erişip içerik oluşturabilecekler.
Hayallerini gerçekleştir
Microsoft Office 2010′un önemli sloganlarından biri de, “Fikirlerini, metin, video ve resimlerle hayata geçir” olacak. Fikirlerinizi istediğiniz an birkaç tıklamayla not edebilecek, hazır şablon belgeler üzerinden etkili görseller, video ve grafik düzenleme araçlarıyla, sunum için çok çarpıcı slayt geçişleri ve metin efektleri hazırlayarak kurumsal iletişiminizi güçlendirebileceksiniz.
Video ve resimleri düzenlemek için sunduğu araçların yanı sıra yayıncılık becerisi ile Microsoft PowerPoint 2010, kaliteli sunumlar gerçekleştirmenin yanı sıra fikirleri hayata geçirmenin de en önemli aracı olmaya hazırlanıyor. Bu özelliği sayesinde çok şık PowerPoint sunumları hazırlayabilir, kimseyi ofisinize çağırmadan veya siz oraya gitmeden, bu sunumlara yurt dışındaki ilgili kişilerin web tarayıcıları üzerinden erişmesini sağlayabilirsiniz.
Excel içindeki Sparklines özelliği ile kullanacağınız verileri zengin görsel şölenlere dönüştürmek ya da birkaç tuş hareketiyle verilerinizdeki gizli trendleri ortaya çıkarmak şimdi çok daha kolay.
Birlikte çalışmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!
Microsoft Office 2010 sayesinde insanların birlikte çalışması daha da kolaylaşıyor. Outlook 2010 içindeki gelişmiş e-posta ve takvim yönetim becerileri kullanıcıların zamandan tasarruf etmesini sağlarken, istenmeyen iletileri ve diğer bildirimleri kolayca önlemelerine de olanak tanıyor.
Yeni Outlook Social Connector, iş ve sosyal ağları buluşturuyor. Outlook içerisinde mesajlaştığınız kişilerin sosyal ağlardaki aktivitelerini bu özellik ile takip etmek mümkün. Önümüzdeki yıl itibarıyla bir iş amaçlı sanal ağ olan Linkedin, bu bağlantı yazılımını ilk kez kullanan kuruluşlardan biri olacak.
Office 2010, size herhangi bir belge üzerinde çalışırken tek tıklamayla aynı Office arayüzünü kullanarak telefon araması yapmanıza, e-posta iletisi hazırlamanıza veya anlık mesaj göndermenize izin veriyor.
Tags: Arada, Bu, Gibi, Hayata, Ilk, Microsoft, Microsoft Beta, Microsoft Office, Microsoft Sharepoint, Mobile Office, Office Microsoft, Office Web, Onar, Onenote, Pazarlama, Seti, Verimlilik, Web Apps, Word Excel Powerpoint, YeniRelated posts
Meyve sıkacağıyla sahte para bastılar
Yazan: szknKas 19
İstanbul’da sahte para bastıkları iddia edilen 16 kişi yakalandı. Zanlıların paranın güvenlik özelliklerinden olan ve sağ tarafında yer alan yıldızlı holografik şerit folyoyu, meyve sıkacağıyla bastıkları açıklandı.
İSTANBUL – Zanlıların sahte paraları kurban pazarlarında piyasaya sürmeyi planladıkları öğrenildi.
Kurban bayramı öncesinde artan sahte para şikayetleri üzerine yapılan operasyonlar sonucunda 16 kişi gözaltına alındı.
Operasyonda, büyük bölümü 20 liradan oluşan 80 bin liraya yakın sahte para ele geçirildi.
Dikkat çeken nokta kalpazanların sahte para basımında meyve sıkacağı kullanmasıydı.
Paraların üzerindeki holografik şeridi basmak için portokal sıkacağı ısıtmalı baskı makinesine çevirmişti.
Sahte paraların ilk bakışta gerçeğinden ayırmanın zor olduğu açıklandı.
Sahte paraların kurban pazarlarında piyasaya sürmeye hazırlanan kalpazanların bastıkları paralardan 146 bin lirayı 49 ilde piyasa sürdükleri tespit edildi.
Polis yetkilileri, vatandaşların deste ile verilen paraları gerekirse tek tek incelemesini istedi.
NTV
Tags: Artan, Deste, Iddia, Ilk, Istanbul, Kurban, Meyve, Ntv, Polis, Sahte









